UZAK GÖRDÜĞÜMÜZ ÖLÜM YAKLAŞIYOR…

UZAK GÖRDÜĞÜMÜZ ÖLÜM YAKLAŞIYOR…

İmtihan dünyasından ölüme, ölümden ahiret yurduna hızla gidiyoruz. Farkında olmadan büyüyor, çocuk iken çoluk çocuğa karışıyor, torunlara bakan dedeler oluveriyoruz. Tüm bunları yaşarken ölümü hatırlamıyor, hatırlasak bile yüzümüzü ekşitip kendimizden uzak görüyoruz. Ama dünya ve içindekilere olan hevesimiz ise; 90 yaşında bile olsak, bir genç gibi taptaze ve dipdiri gözlerimizi ondan alamıyoruz.

İşin doğrusu dünyaya meftunuz. Ama dünyanın bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu ve her an başımıza yıkılacağını bir türlü kabullenemedik. Dünyayı kendi sonsuz malımız zannettik. Her türlü günahı insanoğlu olarak kendimize helal bildik. Denenmemiş sapkınlıklardan tutun, birbirimiz öldürmek için akla hayale gelmez icatlar keşfettik. Kendi dünya cennetimizi yaratmak için, başka insanları uyutmak, kandırmak, günaha bulandırmak, olmuyorsa katletmek yolumuz oldu. Hele tabiat dediğimiz Allah`ın sanat eserlerini mahvettik. Geçmiş hiçbir kavmin yapmadığı tüm kötülükleri işledik. Lut kavmi erkek erkeğe ilişkiye girdiği için, Hz. Şuayb`ın kavmi ticarette hile yaptığı için, Hz. Hud`un kavmi güç ve kuvvetlerine güvendiği için, Hz. Nuh`un kavmi küfürde inat ettiği için helak edildi. Ama bu ahirzamandaki manzaraya bakarmısınız, Lut kavmi şimdi işlenen günahların yanında öğrenci bile sayılmaz. Bu zamanda ticaretteki hileleri, faizciliği, tefeciliği, fırsatçılığı, fahiş fiyatla malı satmayı ve ucuz yapmamayı, karaborsacılığı, stokçuluğu Hz. Şuayb`ın kavmi aklından bile geçiremez. Küfür ehlinin kafirliğe olan inadı almış başını gidiyor. Güç ve kuvvete dayanarak istediğini yapmada Firavunu bile solladı insanlık. Yani kazan kaynadıkça kaynadı ve İlahi Gazab insanlığa hak oldu.

Bu senin kendi ellerinle işlediğinin karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına haksızlık etmez. (Hac Suresi:10)

Yeryüzünü, gökyüzünü bizim öz malımızmış gibi kirlettik. Başka varlıkların hakkını ise zayi ettik. Halbuki bunlar bize emanetti ama biz emanete ihanet ettik. LAKİN BU MUSİBETTEN HİÇ KİMSE ÜSTÜNE BİR ŞEY ALMIYOR. Sonuç gayet net bir şekilde ortadadır ki etki tepkiyi doğurur ve musibetler üstümüze üstümüze gelmeye başladı.

De ki: “O (Allah) size üstünüzden veya ayaklarınızın altından (çeşitli afetlerle) bir azap göndermeye veya (karşı) gruplar halinde sizi birbirinize katıp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya gücü yetendir.” Bak, ayetleri iyice anlasınlar diye nasıl türlü türlü açıklıyoruz.” (Enâm,65)

Korona virüsü dünyayı sardığı bugünlerde, ölüm bize çatmadan, hayat son noktayı koymadan Rabbe halis kul olma davası gütmeli, tez elden tevbe ipine sarılmalıyız. Bu tür musibetler müminler için uyarı, azgınlar için azabtır.

Rabbim bizlere merhametiyle muamele etsin eğer adaletiyle muamele ederse yeryüzünde bir tek canlı kalmaz.

Eğer Allah, kazandıkları dolayısıyla insanları (azab ile) yakalayacak olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiç bir canlıyı bırakmazdı, ancak onları, adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Allah kendi kullarını görendir. (Fatır 45)

 

Allah`a Emanet Olun

foto
Yazar: Murat Polat
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal